Slide
Anketimize katılmak için tıklayın veya tarayın.
"Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden,rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."
Mustafa Kemal ATATÜRK

Kurumsal

Halk Ekmek Fabrikası, yeni projelerle, tüketicilere en iyi imkânlarla hizmet vermenin gayreti içerisindedir. Bu gayret ve çabalar aralıksız devam etmektedir.

Hakkımızda

Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. 14 Ağustos 1979 tarihinde 70.000.000 TL sermaye ile kurulmuştur. Daha sonra 05 Temmuz 2022 tarihinde sermaye artırımı yapılarak sermayesi 200.000.000 milyon TL’ye ulaşmıştır. Fabrikanın temeli  1979 yılında Cumhuriyet Halk Partili Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Dinçer döneminde atılmıştır. Fabrika 1980 askeri ihtilalinden sonra asker Genel Müdürü Süleyman Önder’in döneminde 1981’de tamamlanmıştır. Ankara Halk Ekmek Fabrikası, 12 Nisan 1982 yılında 4 tünel fırın ile “ilk” ekmek üretimine başlamıştır. Fabrika 1982 yılında 4 adet tünel fırın ile piyasadaki ekmek fiyatlarını dengelemek, sağlıklı koşullarda kaliteli, hijyenik, güvenilir ve besleyici ekmek üretmek amacıyla Yenimahalle Macunköy’de faaliyete geçmiştir. Fabrikada başlangıçta günlük 75 bin adet ekmek üretimi yapılmıştır.

Fabrikada ekmekler önceden Tip-1, Tip-2, Tip-3 ve Tip-4 undan üretiliyordu. Ekmeklerde 70-75 randımanlı un kullanılıyordu. 2012 yılında ekmekler “ekmeklik un” diye tek tip undan üretilmeye başlanmıştır. 1986 yılında kapanan Adana Büyükşehir Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’ndan 2 adet ikinci el tünel fırın satın alınarak sisteme dahil edilmiştir. 1992 yılında yine kapanan Konya Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’ndan 2 adet ikinci el tünel fırın daha satın alınmıştır. Yurtdışından 1998  yılında 2 adet, 2006 yılında ise 2 adet olmak üzere toplam 4 adet yeni durumda tünel fırın satın alınarak üretim bandı sayısı 8’den 12’ye yükseltilmiştir.

Türkiye’nin tek çatı altındaki en büyük endüstriyel ekmek fabrikası konumundaki Halk Ekmek Fabrikasında 12 adet tünel fırın ve  2 adet lamine hat ile normal ve çeşit ekmeklerin üretimi yapılmaktadır. Ayrıca, 2022’de başlatılan modernizasyon projesi kapsamında 12 tünel fırın hattın tamamında dikey bıçak atma robotları ile 2 adet Matador fırın hizmete girmiştir. Fabrikanın toplam alanı 60. 284,00 m2’dir. Üretim, teknik, hammadde deposu (un) ile sevkiyat alanı toplamı ise yaklaşık 21 bin m2 kapalı alandan oluşmaktadır. Günlük el değmeden ekmek üretim kapasitemiz 1 milyon adettir. 2017 yılında ise pasta ve unlu mamuller imalathanesi yeni inşa edilen Halk Ekmek Fabrikası İdari Binası’nın altında hizmete girmiştir.

Ankara Halk Ekmek ve Un Fabrikası A.Ş. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara halkına hijyenik koşullarda kaliteli ve ucuz ekmek üretmek amacıyla ve ekmek fiyatlarında aşırı ve dalgalanmaları önlemede etkin olmak maksadıyla kurulmuş bir iktisadi teşekküldür. Özellikle dar gelirli insanlarımızın uygun fiyattan  kaliteli, güvenilir ve hijyenik ekmek tüketim ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan Halk Ekmek Fabrikası bunun yanı sıra ekmek ve unlu mamullerin kalite standardının oluşmasında da önemli bir misyon üstlenmektedir. 1982 yılında 3 çeşit ekmek üretimi yapan Halk Ekmek Fabrikası, çağımızın modern teknolojisi kullanılarak özverili çalışmalarla bugün 21 ayrı çeşit ekmek üretmektedir. Fabrika tarihinde ilk kez geleneksel ekşi mayalı ekmek çeşitlerinin (zeytinli kekikli, yulaflı çavdar unlu, Akdeniz, siyez unlu köy ekmeği, taş fırın ekmeği, tam buğday unlu köy ekmeği, hamburger ile sandviç ekmeği) üretimi yapılarak ürün gamına dahil edilmiştir. Yine ilkler kapsamında; glutensiz yaş pasta, glutensiz ekler, glutensiz üzümlü ve fındıklı kapkek, glutensiz cevizli-Antep fıstıklı baklava, glutensiz kıymalı ve peynirli su böreği, tatlı ve tuzlu kurabiyeler, glutensiz lokma ile glutensiz sade ve peynirli poğaça üretimi yapılmıştır.

Toplam ürün yelpazesinde 21’i ekmek olmak üzere 84 çeşit ürün yer almaktadır. Ürün gamı sürekli zenginleşmektedir. Fabrikada AR-GE çalışmalarına ağırlık verilmektedir. Deneyimli bir AR-GE ekibi bulunmaktadır. TÜBİTAK, sanayi ve üniversite işbirliğini ekmek ve unlu mamuller üretimine yansıtan Ankara Halk Ekmek Fabrikası, sektörü regüle eden (Piyasa fiyatlarını dengeleyen), ürün standardı, kalite artırma çalışmaları, yüksek verim, firenin düşürülmesi, ekmek israfı ile ürün çeşitliliği gibi konularda önemli çalışmalar yürütmektedir.

Ekmek ve unlu mamullerimizin ham maddelerinin tamamı Kamu İhale Kanunu kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksine uygun olarak alınmaktadır. Ankara Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde adeta “referans” niteliğinde bulunun “Kalite ve Kontrol Laboratuvarı” mevcuttur. Bu laboratuvarda fabrikaya giren tüm un, maya, tuz, tereyağı, peynir gibi hammaddeler ile son ürün diye tabir edilen ekmek çeşitlerinin 3 aşamalı analizleri ve kontrolleri yapılmaktadır. Bünyesinde 17 gıda mühendisi, ziraat mühendisi ve veteriner hekim bulunmaktadır. Fabrikada yaklaşık 630 personel görev yapmaktadır. Halk Ekmek Fabrikası 41 yıllık bilgi birikimi ve deneyimiyle; meslek liseleri, gıda mühendisliği ile gıda teknikerliği gibi ilgili bölümlerde okuyan üniversite-yüksekokul öğrencilerine staj imkanı sunarak öğretici rol üstlenmektedir. Halk Ekmek Fabrikası bu yönüyle ülkemizin sanayi ve üretimine kalifiye; mühendis, tekniker, teknisyen ve usta yetiştirilmesine ciddi katkı sağlayan kuruluşların başında gelmektedir.

Ankara Halk Ekmek Fabrikası bünyesinde; 7 adet Başkent Market Şubesi, 4 adet Fabrika satış mağazası ve 1 adet Başkent Büfe ile şehir genelinde yaklaşık 429 ekmek satış büfesi yer almaktadır. Tüm satış noktaları ile 6 milyon Ankaralıya en iyi ve kaliteli hizmeti vermenin gayreti içindedir. Önümüzdeki süreçte daha geniş kitlelere ulaşmak ve hizmet ağını genişletmek için; Başkent Market şubeleri ile halk ekmek satış büfelerinin sayılarının artırılması planlanmaktadır.

Sosyal Medya'da HALK EKMEK

Buğdayın ekmeğe olan zorlu yolculuğunu

Sofraların baş tacı, toplumumuzun temel besin maddesidir ekmek. Tarladan sofradaki yerini alıncaya kadar zahmetli bir yolculuktur ekmeğin öyküsü.

Ekmeğin kabul gören en eski hikayesine göre; ilk insanlar su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır. Cilalı Taş Devrinde Kestane, Meşe Palamudu gibi bazı bitkisel ürünlerin ezilip suyla karıştırdıktan sonra elde edilen hamurun, kızgın taşlar üzerinde ya da kül içerisinde pişirilerek yendiği de bilinmektedir.

Sağlıklı üretim, hijyenik dağıtım ...
footerlogolar

Sosyal Medyada Biz

Bize Ulaşın